AnasayfaKapıTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
Paylaş | 
 

 Laf Sokma Sanatı...

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
Admin


Mesaj Sayısı: 22
Kayıt tarihi: 26/12/09

MesajKonu: Laf Sokma Sanatı...   Paz Ara. 27, 2009 1:33 pm

* Konuşma hacettepe üniversitesinde cem yılmaz ile bir hacettepeli arasında geçmektedir:
çocuk: cem bey basında sizin hakkınızda karizmatikmiş diye söylentiler çıkıyor. size göre sizin karizmanız var mı? eğer varsa kaç cm?
cmylmz: valla karizma insanın içinde hissettiği bir şeydir. sen içinde kaç cm hissediyorsan benim de karizmam o kadar. *

* sokrates bir gün yürürken , tek kişinin geçebileceği kadar mesafe olan bir mevkiide dönemin soylularından biriyle karşı karşıya gelir ve ikisi de durur...kısa bir süre bakıştıktan sonra :

soylu: " ben senin gibi pis bir zavallıya yol vermem!"
sokrates: "ben veririm...


* 80'li yılların sonların bir beşiktaş-boluspor maçı sırasında hakem beşiktaşın net 2 golünü vermez, boluspora havadan bir penaltı verir. maç çığrından çıkmıştır. beşiktaşlılar neredeyse sahayı terketmeyi düşünürler. boluspor 2. golü de atar.
metin tekin santrayı yapmaz bekler. hakem düdüğü bir daha çalar, ama metin hala topa dokunmaz.
hakem, "metin neden başlamıyosun, bak kart çıkartırım" der.
metin cevap verir: "hocam sahanıza geçin de başlayalım"

* Edirnedeki suleymaniye cami yapımıda mimar sinanin caminin ortasında oturmuş nargile içerken gören işçiler homurdanarak :
- ulan biz burda çalışıyoruz adam orda oturmuş keyif yapıyo! derken sinan olaya girer..
- sesin caminin heryerine eşit olarak dağılıyo mu diye hesaplıyorum !!


* bir toplantıda bir genç mehmet akif'i küçük düşürmek için sorar;
-affedersiniz, siz veteriner misiniz?
mehmet akif'in cevabı;
-evet, bir yeriniz mi ağrıyordu


* kulaklarının büyüklüğü ile ünlü galileo'ye hasımlarından biri:
- "efendim", demiş. "kulaklarınız, bir insan için biraz büyük değil mi?"
galileo:
- "doğru", demiş. "benim kulaklarım bir insan için biraz büyük ama, seninkiler bir eşek için fazla küçük sayılmaz mı?"



* show tv'deki ateş hattı programında reha muhtar prens charles'ın müslüman olduğu yönündeki söylentileri eleştirmektedir. konuyu diyanet işleri başkanıyla tartışmaktadır:
-efenim prens charles'ın müslüman olduğunu söylüyorlar. peki ama öyle bir adamdan müslüman olur mu?
-olur tabi neden olmasın?
-ama efenim nasıl olur?
-reha bey siz müslüman mısınız?
-tabi müslümanım efendim.
-siz namaz kılıyor musunuz?
-hayır.
-oruç tutuyor musunuz?
-hayır.
-içki içiyor musunuz?
-evet.
-e sizden nasıl müslüman oluyorsa, ondan da en az sizin kadar müslüman olur.


* muhabir: müslüm bey, hakan taşıyan için arabeskin yeni peygamberi diyorlar. ne diyorsunuz?
müslüm gürses: ben öyle bir peygamber gönderdiğimi hatırlamıyorum.


* bernard shaw ve soylu bir hanimefendi arasındaki bi konuşma
- hanımefendi bin sterline benimle yatarmısınız?
- önerinizi düşüneceğim.
- pekiii bir sterline benimle yatar mısınız?
- siz beni ne sanıyorsunuz???
- madam, sizin ne oldugunuz zaten saptanmış durumda. iş pazarlığa kaldı.

* lisenin kantincisi değişmiş yeni kantinci kimse tarafından sevilmemektedir. bir grup arkadaş kantin de oturmuşs sohbet ediyorlar kantincide yanlarına gelir bir kızla sohbete başlar kızın kantinci ile arası iyidir.

kız - o köpek çok tatlıydı yaaa benim de muhabbet kuşlarım var *
kantinci - hayvanları çok seviyorsun galiba
arkadaş - seninle niçin ilgileniyor sanıyordun


* yavuz sultan selim seferleri gizli tutarmış.. vezirin teki de inatla soruyomuş nereye sefere gidiyosunuz diye..
yavuz - sen sır tutmasını bilir misin?
vezir - efet hünkarım, bilirim
yavuz - ben de.


* bernard shaw ile churchil geçinemezlermiş.. bir gün shaw, churchil'e bi davetiye göndermiş, not olarak da "size iki kişilik davetiye gönderiyorum. bir dostunuzu alıp gelebilirsiniz. tabii dostunuz varsa." churchil , hemen cevap gondermis, "maalesef o gece başka bir yere söz verdiğim için oyununuza gelemicem. ikinci gece gelebilirim, tabii oyununuz ikinci gece oynarsa."


* zamanın birinde istanbulda pastahaneleri teftişe giden müdürün biri pasta ustasına sormuş:
"bu pastalara hangi yağ kullanıyorsunuz"? demiş. usta da "sana koyuyoruz efendim" demiş. müdür de demişki: "bende bütün pastacılara söyleyim bundan sonra "sana koysunlar"...


* cem yılmaz çekilecek yeni film üzerine basın mensuplarıyla konuşurken gazetecinin biri:
-cem bey ne zaman motor diyeceksiniz? (bkz. motor demek)
cmylmz:
-maalesef ekipte öyle insanlarla çalışmıyoruz.



* fatih altaylı, erman toroğlu için
fa: "o kabzımal futboldan ne anlar ki" deyince
ea: "ben eski futbolcu ve hakemim futboldan anlarım, kabzımalım hıyardan da anlarım"


* muhafazakar insanların uğradıkları,tellerle çevrili bir plaja bikini ile girmek isteyen bir bayanı, plajın girişinde bekleyen görevli durdurur ve şöyle der :
bekçi: hanfendi bu plaja 2 parçalı mayo ile girmek yasaktır!!!
kadın: peki o zaman hangisini çıkarayım?
bekçi:........!!!

* lise 2 tarih dersinde yaşanmış bir hadisedir.
tarih hocası sınıfta çok ses olmasına sinirlenir ve bizim sıramıza doğru azarlamak için gelir

tarih hocasıllah akıl dağıtırken siz nerdeydiniz?
arkadaş:sizin yanınızdaydık hocam
hoca:hmghmmm


* yaşanmış bi bfl öyküsü
okulune en ********* hocası tahtaya çember yazar
hoca: x olum tahtaya ne yazdım
x: otobiyografinizi
sınıf hocaya belli etmemek suretiyle kopar


* ben: melaba bi mekçikın*. büyük boy olmasın
kasiyer: sormadım ki zaten
ben: ... peki


* ***** pizzacı kızın telefonda belkide ilk aldığı pizza siparişi:
pizacı kız:buyrun efendim xyz pizza
arkadaş:3 tane parça pizza adres: bla bla
pizzacı kızfendim 3 parça pizza gönderemiyoruz en az 5 parça olmalı
arkadaş: ee iyi o zaman sen o 3'ü 5'e böl öyle gönder...


* 1 yıl önce apartmanımızın asansör kapısında aynen yaşanan diyalog:

babam kapıyı çalar, tam içeri girmeye hazırlanırken asansör kapısında komşumuzu ve 3 yaşındaki oğlunu görür. küçük çocuğa kaş göz işareti yaparak;

babam: naber delikanlı?
çocuk: s.ktir git!

akabinde asansör gelir ve annesi çocuğu asansörün içine teper!


* hülya avşar: "hiç aynaya baktın mı? sen de popstar hali var mı?"
ajdar: "aynaya değil ama size bakınca kendimi bayağı star gibi hissediyorum"


* itfaiye aranır;
- alo, abi yangın çıktı ormanda mahsur kaldık gelin kurtarın bizi..

- ben buradan gönderiyorum hortumu yakalayın..

-eeiiüü, peki.

* rahmetli barış manço fransada bir televizyon programına katılır. herşey gayet güzel giderken, sunucu klasik avrupalı edası ile "siz türkler barbarsınız" muhabbetine girer. bunun üzerine barış manço sunucuya üzerinde para olup olmadığını sorar. sunucu cebinden birkaç banknot çıkartıp barış manço'ya uzatır:

b.m: şimdi bu paranın üzerindeki kim?
s: general bilmem ne, bilmem neredeki savaşta kahramanlık yapmıştır bla bla bla.
b.m: peki bu?
s: teğmen bilmem ne, böyle etmiştir, şöyle etmiştir.

bunun üzerine barış manço cebinden birkaç banknot çıkarır ve üzerindekileri teker teker anlatır:
bm: bu mevlana celaleddin rumi; ünlü bir türk düşünürüdür. bu halit refik karay; ünlü bir türk edebiyatçısıdır. bu mustafa kemal atatürk, türkiye cumhuriyeti nin kurucusudur.
sesizliğin üzerine sunucuya bakarak şöyle der:

-şimdi siz söyleyin, kim barbar?


* sevgili okulumun(!)***** asistanlarından biri, okulu uzatan bir arkadaşın, finalde yanına gidip
-eşşeği bile bağlasan buraya dört yılda bitirir, demiş. arkadaş da,
-o eşşeği iki yıl daha bağlayın hocam, asistan olur!!deyip lafı gediğine oturtmuştur, helal olsundur!


* cumhuriyet'in ilânından sonra istanbul'da bir resepsiyon verilir.
tüm dünya ülkelerinin elçileri ve ateşeleri de davet edilir.

davet güzel bir şekilde devam etmektedir fakat ingiliz ateşesi olan binbaşının bakışları mustafa kemal'in gözünden kaçmaz.
bütün davet boyunca kendisine dik dik bakmıştır ve bakmaya devam etmektedir.
ne olduğunu öğrenmek için yaverini gönderir.
yaver mustafa kemal'e şöyle der:

- paşam kendisine neden ters bir tavır takındığını sordum, o da bana mustafa kemal'in çanakkale'de babasını öldürdüğünü söyledi.

bunun üzerine mustafa kemal şöyle der:

- git sor bakalım babasının çanakkale'de ne işi varmış?



* ise yılları felsefe dersi;
felsefe hocası (aynı zamanda müdür yardımcısı)
- r senin saçların çok güzelmiş, bir şey soracam senin gittiğin berbere erkekleri alıyorlar mı?
- normalde almıyorlar ama size sorun çıkaracaklarını sanmıyorum, sizi alırlar.
(kahkaha tufanı)


* lise yılları tarih dersi;
kız talebe: hocam ya bişi sorucam,siz neden hiç not tutturmuyosunuz?
hoca: tut kızım,seni tutan mı var!


* itü vadi yurtları sene 2002. o zamanlar boş yataklarda kaçak yatan elemanlar var. gece saat 1'de iki güvenlik elemanı kaçak eleman avına çıkmışlar. x blok xxx numaralı odanın kapısını açarlar. içeride elemanın biri ***** film izlemektedir.
güvenliklerden biri çekingen bir sesle sorar:
-şey, biz boş yatak bakıyorduk da...
eleman kafasını geri monitöre çevirir, filmi izlemeye devam eder ve cevabı yapıştırır.
-geçin, benim yatak boş!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://nettebilgi.forumi.biz
 

Laf Sokma Sanatı...

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Forum61 ::  :: -